Kameralarla Duvarların Arkasını Görmek Mümkün oldu(Woaw)

Şu an herhangi bir mağazada bulabileceğiniz, piyasaya sürülmüş en iyi akıllı telefonun özellikleri çoğu kullanıcıyı memnun edebilir.

Yüzünüzü biyometrik olarak tanıtabilir, yüksek çözünürlükte videolar çekebilirsiniz. Fakat bu teknolojik başarıların artık çok yakınında olduğu bir başka devrim var: Duvarların arkasını görmek.

Tüm zamanların en iyi hayali dedektiflerinden olan Batman’in hem çizgi romanlarda hem de filmlerde kullandığı teknolojilere her zaman imreniyoruz. Tek süper gücü para olan bu adamın, kullandığı materyaller bilime ve teknolojiye yön verebiliyor. En azından bir şekilde onun gibi duvarların arkasını görmek mümkün olabilir. Bunu elbette en az Batman kadar iyi şeyler için kullanacak kişilere ihtiyaç var.

Gün geçtikçe artan megapiksel sayılarının artık kaliteli fotoğraflarla ilişkili olmadıklarını fark etmemiz gerekiyor. Üreticiler artık rakamsal değerleri üzerine değil, görüntü kalitesini etkileyen diğer etkenler üzerine yoğunlaşıyorlar.

Kameralar hakkında yapılan en son bilimsel araştırmaya göre, onların elektronik hesaplama işlemlerinde yapılacak değişikliklerin, ışığın farklı formlarını görüntülemeye yardımcı olabileceği söyleniyor. Geleneksel anlamda sadece görüleni görüntülemek değil, görülmeyeni de görüntüye aktarmak için yeni teknikleri uygulamaya çok yakınız. Yani bir insan vücudu içinde dönenleri, bir duvarın arkasında gerçekleşenleri, telefon kameralarımızda görüntüleyebileceğiz.

Ters mantık: Çok piksel tek ışık kaynağı yerine, birçok ışık kaynağı ve tek piksel:

Tipik kameralar, tek bir ışık kaynağı tarafından aydınlatılan bir görüntüyü yakalamak için kullanılırlar. Fakat bunun yerine çok sayıda ışık kaynağından gelen bilgiler tek piksel ile toplanabilir.

Bunu yapmak için elbette kontrollü ışık kaynaklarına ihtiyacımız var. Örneğin karşımızdaki görüntüyü bir defada farklı desen ya da katmanlarla aydınlatan basit bir projektör. Her aydınlatma katmanı ya da deseni için yansıyan ışık miktarını ölçen kameramız, nihai görüntüyü oluşturmak için verileri aynı piksel üzerinde toplayabilir.

Bu şekilde bir fotoğraf çekebilmek için, bir görüntüyü üretmek amacıyla çok sayıda ışık katmanı göndermek teferruatlı bir yol. Ancak mantığı, bugün imkansız olarak görülen kameraların kullanıma gireceğinin kanıtıdır.

Gözümüzün algılayamadığı ışık boylarını kameralar aracılığıyla görünür kılabiliyoruz. Bunun için en temel örnek, TV kumandalarındaki LED lamlasının ışığının kameralar aracılığıyla bakıldığında görülmesidir. Bunun gibi farklı ışıkların belirli engellerden yasımaları, bize o engeller hakkında gözle görülmeyen detaylar sunabilirler.

Bir başka örnekle bitirelim: Herhangi bir teknoloji mağazasında bulabileceğiniz iPhone X, ön kamerası çevresinde TrueDepth adı verilen bir sistemle geldi. Bu sistem insan gözünün algılayamadığı yaklaşık 30.000 kızıl ötesi noktayı insan yüzüne doğrultarak, 3 boyutlu görüntü verileri oluşturuyor. Bir nevi kullanıcının dijital heykeli çıkartılıyor.






Bu Yazıyı beğendiniz mi?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir